28 Ocak 2012 Cumartesi

Ortaköy'de bir pazar günü

Astronot gibi giyinerek her havada dışarı çıkabiliriz, ancak hareket kabiliyeti kısıtlanınca her aktiviteden zevk alabilir miyiz ?
Kar etrafı örtmeden önce Ortaköy'de kısıtlı kol hareketiyle yapılabilen son derece eğlenceli bir aktivite bulduk. 1 liraya kuş yemi alıyorsun sonra ayaklarının dibine serpiyorsun. Güvercinler kanatlarından yelpaze yaparak ayaklarının dibine üşüşüyorlar.. Hemde onlarcası....
Kedi köpek tavşan olmayan bir hayvanı ilk defa besliyoruz. Çok eğlenceli...

Anaokulu halleri


Anaokulu durumu çok eğlenceli.
Kendileri eğlendikleri gibi bizi de eğlendiriyorlar.
Bakınız yılbaşı şovu.

Bunun daha mendile bayram hediyesi sarılmış versiyonları var. Çok uluslu olduğu için herkesin bayramını kutluyorlar.

Ventolin günlüğü

Okulun pek çok faydası var : yeme içme disiplini vs. Yan etkileri de çeşitli. 3 haftada bir öksürük, burun akintisi, bazen ateş.....
1 haftadır ısrarla düşmeyen ateş ve dinmeyen boğaz hırıltımız sayesin mesaimizi hastanede geçiriyoruz.


- Posted using BlogPress from my iPhone

Location:Acıbadem hastanesi

1 Ocak 2012 Pazar

Evde eğlenme yöntemleri

Anaokulu ufkumuzu genişletti. Kağıt tabaktan surat, tuvalet kağıdı rulosundan ağaç yapıyorlar. Bir de Ateş'in doğumgününde hediye olarak koca kil hamuru göndermişler. Biz de Ateş'in gün itibariyle el ve ayak izlerini basıp Ankara'da halanın fırınına gönderdik.

Biz de evde eğlence yöntemleri icad ediyoruz. En son ilgi alanımız mutfak sanatları. Karıştırma, fırına koyma, pişirme deyince akan sular duruyor.
Hamuru yoğurduk, sosisleri kestik, kaşarı rendeledik. Pizzamızı yaptık. Yedik.




Dubai : Men made city

Bayramda Dubai'ye gittik.
Çok uzun planlamadık.
Hatta hiç planlamadık.
Son dakikaya kadar Paris mi, Prag mı, Ateş ile mi, onsuz mu, Mısır mı diye birbirinden aykırı fikirlerle kıvranırken birden bire kendimizi Dubai'de bulduk.

Meşhur Atlantis Otel'de kaldık. Dubai'de insan eliyle yapılmış diğer herşey gibi orası da gereğinden fazla büyük, uzun ve şaşaalıydı. Öyle ki otel odasına girdiğimizde banyoya dalan Ateş'in çıkardığı hyaret dolu nidaları döndüğümüzde de eşe dosta anlatıp gülüştük.

Otelin devasal bir akvaryumu var. Hergün plaja inerken önünde saatlerde hipnotize olmuş gibi kaldık.

Ateş plajı özlemiş. Denize asla girmek istemedi. Ne yalan söyleyeyim kayıp değil. Ben girdim, bulanık , dibi bulaşık kumlu tuzlu bir su işte.
Atlantis Otel resepsiyonu. Ortaki ise camdan yapılmış bir ışıklı heykel.
Dubai, sokaklarında insanların gezinmediği, herkesin indoor takıldığı, mekanların aşırı büyük, lüksün son derece sıradan olduğu bir memleket. Sevdim mi, bilmem. Ben biraz şehir sokaklarına düşkünüm, beni kesmedi galiba :)